SAİME OĞUZHAN

Okuduğunuz makale
FRANSA'DAN TÜRKİYE'YE: HALK YOKSULLUKLA, SİYASET ADALETLE SINANIYOR!
Anasayfa   /    Köşe Yazarları   /    Saime Oğuzhan   /    FRANSA'DAN TÜRKİYE'YE: HALK YOKSULLUKLA, SİYASET ADALETLE SINANIYOR!

18 Ekim 2026 - 09:19

[email protected]

Saime Oğuzhan

SAİME OĞUZHAN

FRANSA'DAN TÜRKİYE'YE: HALK YOKSULLUKLA, SİYASET ADALETLE SINANIYOR!

Sokaklar farklı, sorunlar benzer… Bir yanda geçim mücadelesi veren milyonlar, diğer yanda siyasi ayrıcalıklar ve haksız kazanç iddiaları.

Fransa'nın sokaklarından yükselen toplumsal itirazları izlerken ister istemez kendi ülkemizi düşünüyorum.

Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkeleriyle dünyaya örnek olmuş Fransa'da da hayat pahalılığı, ekonomik eşitsizlik ve geleceğe duyulan güvensizlik tartışılıyor.

Peki, Türkiye'de durum çok mu farklı?

Bizde de emekli pazardan eli boş dönüyor, asgari ücretli ay sonunu getiremiyor, gençler geleceklerini başka ülkelerde arıyor.

Coğrafyalar farklı olsa da insanların beklentisi aynı: İnsanca yaşamak, özgür olmak ve adalete güvenmek!

Bir yanda yoksulluk, diğer yanda servet iddiaları!

Milyonlarca insan geçim mücadelesi verirken, AKP'de geçmişte bakanlık yapmış isimlerin çevresinde gündeme gelen fon ve haksız kazanç iddiaları, toplumun vicdanında ciddi sorular yaratıyor.

Bir annenin çocuğunun beslenme çantasını dolduramadığı, bir emeklinin temel ihtiyaçlarından vazgeçtiği ülkede, siyasi güce yakın çevrelerin fonlar üzerinden zenginleştiği iddiaları karşısında nasıl sessiz kalınabilir?

Elbette suçluluğu kanıtlanmadan kimse mahkûm edilemez. Ancak iddialar şeffaf biçimde araştırılmalı, sorumluluğu kanıtlanan herkes hesap vermelidir.

Halktan fedakârlık beklenirken siyasi ayrıcalık kuşkularının büyümesi, yalnızca ekonomik değil, derin bir vicdan meselesidir.

Barışın yolu adaletten geçer

Türkiye bir yandan da yıllardır acılarla örülmüş bir meselenin çözümü için barışı konuşuyor.

Barış hepimizin umudu. Ancak yalnızca silahların susması yeterli mi?

Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve cezaevindeki diğer siyasetçilerin hukuki durumları; Osman Kavala ve Can Atalay hakkında verilen yüksek mahkeme kararları, hukuk devleti açısından önemini koruyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması, siyasi görüşlerden bağımsız bir hukuk sorumluluğudur.

Bir ülkede barışın kalıcı olması isteniyorsa, adaletin de herkes için eşit işlemesi gerekir.

Demokrasi yalnızca sandık değildir!

Fransa'daki toplumsal itirazlarla Türkiye'deki tartışmaların ortak noktası, vatandaşın yönetenlerden adalet, güven ve hesap verebilirlik beklemesidir.

Demokrasi yalnızca seçim kazanmak değil; gazetecinin özgürce soru sorabilmesi, vatandaşın hakkını arayabilmesi, farklı düşüncelerin korkmadan ifade edilebilmesidir.

İktidara yakın olanla muhalif olanın aynı hukuk güvencesine sahip olmasıdır.

Adaletin ayrıcalıklısı olmaz!

Bir ülkeyi güçlü yapan yalnızca ekonomisi, ordusu ya da siyasi iktidarı değildir. Asıl güç, vatandaşlarının adalete ve geleceğe duyduğu güvendir.

Ben hâlâ umudun gücüne inanıyorum. Ama umut, güzel sözlerden önce adil uygulamalara ihtiyaç duyar.

Milyonlar yoksullukla mücadele ederken siyasi ayrıcalık iddiaları açıklığa kavuşturulmalı; barış konuşulurken özgürlük ve hukuk unutulmamalıdır.

Çünkü bir toplumda güven kaybolursa, yalnızca ekonomi değil, birlikte yaşama iradesi de yara alır.

Unutmayalım…

Adalet güçlülerin ayrıcalığı değil, herkesin hakkıdır. Barışın da demokrasinin de gerçek güvencesi budur.

 

MAKALEYE YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Makaleye hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ