ABDİ İPEKÇİ CADDESİ YENİLENDİ

Okuduğunuz haber
PERİNÇEK: TÜRKİYE’NİN İKİ DEVRİME İHTİYACI VAR…

FİKİRKOLİK’TEKİ GİRİŞİMCİ GENÇLER…

Anasayfa   /    SİYASET    /    PERİNÇEK: TÜRKİYE’NİN İKİ DEVRİME İHTİYACI VAR…

PERİNÇEK: TÜRKİYE’NİN İKİ DEVRİME İHTİYACI VAR…

Alternatif Ülke Devrimi Programı Hazırladık… Terörün Tasfiyesi ve Avrasya Ekonomisiyle Bütünleşen Üretim Devrimi Ana Hedeflerimiz…

SİYASET      28 Eylül 2020 - 23:41     0

PERİNÇEK: TÜRKİYE’NİN İKİ DEVRİME İHTİYACI VAR…

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK ile başladığımız ve siyasi parti genel başkanlarıyla devam edeceğimiz “SİYASİ PARTİ BAŞKANLARI SİYASET MEYDANINDA” söyleşi dizimizin, kamuoyunu tarafsız bir şekilde bilgilendirme misyonumuz doğrultusunda gerçekleştirme konusunda ilk adımı atmış bulunuyoruz. 

KENTİM ŞİŞLİ: Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, pandeminin de etkisiyle giderek derinleşiyor, iktidarın bu konuda bir çözüm üretebileceğine inanıyor musunuz? Sizin önerileriniz nelerdir?

PERİNÇEK: Biz bu süreci önceden gördük. Turgut Özal ile başlayan borçlanma ekonomisi dediğimiz ekonominin yürümeyeceğini anladık ve alternatif olarak bir Ülke Devrimi Programı hazırladık. Türkiye’de pandemiden önce 40 kadar Üretim Devrimi Kurultayı yaptık. Türkiye’nin belli merkezlerinde hem tarımda hem sanayide Üretim Devrimi Kurultaylarını yaptık ve buralarda çözümümüzü ortaya koyduk. Şimdi bakın Türkiye nereye geldi? Maliye Bakanımız Berat Albayrak bu minvalde bir konuşma yaptı ve dedi ki,           “artık bu ekonomi sürdürülemez”.

Turgut Özal ile başlayan ve bugüne kadar 40 yıldır uygulanan ekonominin, yani dışarıdan borç para alarak ihracat odaklı sözüm ona ekonominin en sonunda büyük bir ödeme açığına yol açtığını, sonuç itibari ile artık yürüyemez hale geldiğini bizzat Maliye bakanı açıkladı. Böylece bizim görüşümüzün eskiden olduğu gibi hükümet katında da kabul gördüğünü anlamış bulunuyoruz.

Üreticiyi Koruyan, Gümrükleri Yükselten, Türkiye Öz Devrimini Yücelten Bir Ekonomiyi Çözüm Olarak Öneriyoruz…

Peki, çözüm ne? Bizim çözüm programımızın başlığı, Üretim ve İstihdam Odaklı Ekonomi’dir. Maliye Bakanımız da üretim ve istihdam odaklı ekonomiye geçileceğini belirtti ve bu konuda bazı adımlar atılmaya da başlandı. Yani üreticiyi koruyan, gümrükleri yükselten, sonuç olarak Türkiye öz devrimini yücelten, üreticiye destek olan, tarıma yeniden yönelen yani üretici kamburdur diyen Turgut Özal zihniyeti yerine ancak bu üreticiyle biz ekonomimizi ayağa kaldırırız diyen bir zihniyete doğru yöneliş başladı. Bu, bizim partimizin programında öngörülen yöneliştir. O bakımdan olumlu karşılıyoruz. Tabi bu üretim ve istihdam odaklı ekonomiyi de iyi bir şekilde Vatan Partisi uygulayabilir.

Türkiye’de mevcut yürüyemeyen ekonomiye seçenek üretim devrimi ekonomisi ile ilgili ayrıntılı bir programı olan tek parti Vatan Partisidir. O bakımdan bu programı sizin değerlendirmelerinize sunuyorum.

KENTİM ŞİŞLİ: İktidar partisinin uzun bir süredir toplumu kutuplaştırdığına dair bir politika içersinde olduğu, ana muhalefet ve diğer siyasi partiler tarafından da sık sık dile getiriliyor.  Kardeşçe yaşanacak bir ortamın sağlanması için neler yapılmalı? Siyasi partiler halkın refahı ve mutluluğu için var olduğuna göre siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

Yunanistan’ı Üzerimize Sürüyorlar…

PERİNÇEK: Birincisi, dışarıdan Türkiye’ye yönelen tehditlere kardeşçe dayanışma halinde karşı koymaktır. Yunanistan’ı üzerimize sürüyorlar.  İsrail ile işbirliği halinde Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve hepsi ABD’nin etrafında toplanmış durumda. Bu tehdide karşı dayanışma halinde olmak, iç cepheyi kuvvetlendirmek, kardeşliğin, Türkiye’de huzurun ve beraberliğin birinci şartıdır.

Kutuplaşma iç cepheyi bölerek olur. Türkiye’nin bu Amerika tehditlerine karşı iç cepheyi bölmeye yönelik Türk ordusunu hedef alan, Türk devletini hedef alan siyasetler, iç cepheyi bölen kutuplaştırıcı siyasetlerdir.

PKK ve FETÖ Amerika’ya Bağlı…

Türkiye’de kutuplaştırmanın merkezi FETÖ ve PKK’dır.  PKK ve HDP Türk ordusunu, Türk devletini hedef alıyor. Mehmetçiğe kurşun sıkıyor.  Türkiye’ye kurşun sıkarak kutuplaştırmak isteyen ve Amerika’ya bağlı bir terör örgütü var ve bunun adı PKK. Yine Amerika’ya bağlı bir terör örgütü var ve bunun adı FETÖ. O da Türkiye’yi Amerika adına kutuplaştırmaya çalıştı. Hatta darbeler düzenledi. Onun için kutuplaştırmaya karşı tavrın ölçüsü VATAN Partisine göre PKK ve FETÖ’ye karşı kararlı tavır almaktır.

Kutuplaştırmanın yasal siyasetteki temsilcisi de HDP’dir. Yani PKK’nın ayağı ve kolu olan ve Türkiye’yi bölmede planında aynı zamanda silahlı bir terör örgütünün ayağı ve kolu görevi yapan HDP,  kutuplaşmanın merkezidir. Ona karşı tavır, kardeşliğin ve dayanışmanın en önemli sınavı olur.

Türkiye’de Kürtler ve Türkler Arasında Bir Gerginlik Olmadı…

Vatan partisi 50 yıldan beri Türkiye’de Türk-Kürt kardeşliği, Sünni-Alevi kardeşliği ve beraberliği konusunda çok kararlı bir mücadele yürütmüştür. Biz de Atatürk’ün formülüyle Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkıyız ki bunun adı Atatürk’ün belirttiği gibi Türk milletidir. O bakımdan Türk milletinin bir parçası olan diyelim Kürt kökenli vatandaşlarımızı veya başka mezhepsel farkları olan vatandaşlarımızı karşı şu veya bu şekilde dışlama, öteleme ve farklı görme şeklindeki anlayışlarla hayatımız boyunca mücadele ettik. Bu konuda Türkiye önemli başarılar da kazandı.  PKK’nın bütün o Türkiye’yi bölme faaliyetlerine rağmen Türkiye’de Kürtler ile Türkler arasında bir gerginlik olmadı. Bu, Türk milletinin çok büyük bir sınavıdır. Bu sınavdan başarıyla geçmiştir.

Mevsimlik İşçilere Karşı Yapılan Uygulama Hepimizi Üzmüştür…

Ama zaman zaman yer yer böyle küçük hadiseler oluyor bunları da hiçbir şekilde hoş göremeyiz. Mevsimlik işçilere karşı yapılan uygulama hepimizi kaygılandırmıştır ve üzmüştür. Bu tür olaylardan yararlanarak Türk milletinin birlik dayanışma duygularını ve ülkenin içinden hangi etnik kökenden gelirse gelsin, hangi mezhepten, inançtan olursa olsun bütün insanlarımızın Türk Milletinin üyesi olarak eşit olduğunu, kardeş olduğunu ve her türlü dayanışma ve beraberliğe hak sahibi olduklarını daha da kuvvetlendirmeli ve perçinlemeliyiz.

KENTİM ŞİŞLİ: Tarikatlar içinde yaşanan ve toplumumuzu derinden yaralayan olaylara her gün bir yenisi eklenirken devletin bu tür yapılanmalara karşı alacağı tedbirler ve yaptırımlar için önerileriniz nelerdir.

PERİNÇEK: Atatürk, Türkiye Demokrasisinin programını çok güzel ifade etti. Şöyle dedi Atatürk’ümüz: “Türkiye şeyhler, dervişler, müritler, cemaat, mensuplar ülkesi olamaz.”

Türkiye’de Türk milletinin üyeleri özgür vatandaşlar olacak, herhangi bir tarikatın, cemaatin bağımlısı olmayacak, herhangi bir şeyhin müridi olmayacak. Bu, Türkiye’de ve bütün dünyada demokrasinin temel programıdır. Ortaçağla mücadele demokrasiyi ancak getirir. Bugün de bu konuda en önemli olay bu cemaat ve tarikatların en tehlikesi olan Amerikan emperyalizmine bağımlı olan FETÖ’ye karşı yürütülen mücadeledir. Bu mücadele, cemaat ve tarikatlara karşı mücadelenin merkezinde, odağında yer alıyor. Bu mücadele çok önemlidir ve tarihi bir olaydır. İçişleri Bakanın da açıkladığı gibi 960 bin FETÖ bağlantılı kişi gözaltına alındı. Bunlardan 240 bini tutuklandı ve 40 bini de hala hapistedir. Türkiye tarihinde cemaat ve tarikat örgütlenmesine karşı bu kadar kapsamlı bir uygulama görülmemiştir. Bu bir kapı açtı ve başka tarikatları, işte Furkan Vakfı gibi, Adnan Oktar gibi başka bir takım topluluk,  tarikatlar ve dinsel görünümlü topluluklara karşı da bazı uygulamalar gerçekleşti.  Bunlar Türkiye’nin özlemi olan birlik kardeşlik ve özgür insanı yaratmaya yönelik faaliyetlerdir. Bunun devam etmesi gerekir.

Türkiye Demokratik Devrimini Tamamlamak Durumundadır…

Türkiye demokratik devrimini tamamlamak durumundadır. Demokratik devrim, sultanlığı, padişahlığı yıkarak, aynı zamanda ağalık, beylik, paşalık gibi ortaçağdan kalma kurumlara, toplumsal ilişkilere son vererek olur. Bu yönde mücadelemizi sürdürmek durumundayız. Vatan Partisinin köylüyü ağalıktan şeyhlikten ve aşiret ilişkilerinden kurtarmak için bir Toprak Devrimi programı vardır. Ortaçağdan kalma ilişkilere son verecek programımız vardır ve biz bunu ÜRETİM DEVRİMİ adıyla belirledik.

KENTİM ŞİŞLİ: Sizce erken seçim var mı? 2023 yılında seçimin yapılmama ihtimali var mı?

PERİNÇEK: Benim gördüğüm şu anda erken seçim ihtimali yok. Seçime kim karar verecek?  Meclis’deki çoğunluğun karar vermesi lazım veya Cumhurbaşkanı parlamentoyu feshederek erken seçime gidilmesi kararını verebilir.

Erken Seçim İktidar Partisi İçin Akıllı Bir Tercih Olarak Gözükmüyor…

Ama iktidar partisinin erken seçim yapması kendisi açısından akıllı bir tercih olarak gözükmüyor. Zaten kendileri de erken seçim yok diye söylüyor. Ama diyelim Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Türkiye’ye yönelen denizlerden, mavi vatanımızdan yinelen tehditler, Türkiye güvenliğine yönelik tehditler ciddi gelişmelere yol açar, çarpışmalar silahlı çatışmalara dönerse bu durum Türkiye’de tekrar seçim gibi konuları gündeme getirebilir. Ama şu anda bir erken seçim gözükmüyor.

KENTİM ŞİŞLİ: Ülke sorunları ile ilgili olarak sizin diğer partilerden farklı bir ana projeniz var mı?

PERİNÇEK: Bizim iki temel projemiz var. Türkiye’nin önündeki iki sorunu doğru tespit ediyoruz. Bu iki sorunun birisi, vatan bütünlüğünü terörü tasfiye ederek sağlamaktır. İkincisi de Üretim Devrimi’ni başarmaktır. Bu noktalarda diğer partilerden ayrılıyoruz. Vatan bütünlüğü ve teröre karşı mücadele konusunda programlarımız var. En son Karadeniz-Akdeniz Dostluk ve Barış Planı’nı ilan ettik ve bu plan bölge ülkeleri Rusya, İran, Suriye gibi ülkeler tarafından çok olumlu karşılandı. Abhazya Devleti Cumhurbaşkanı’nın davetlisi olarak Abhazya’daydım. Abhazya Devleti ile de bu Karadeniz-Akdeniz Dostluk ve Barış Planı’nı imzaladıktan sonra Planı Vatan Partisi ve Abhazya Millet Meclisi olarak bir beyanname şeklinde ilan ettik. Örneğin burada bölge ülkelerinin KKTC’yi tanıması, Türkiye’nin de Kırım’ın Rus toprağı olduğunu kabul etmesi var. Yine üye ülkelerinin bölgedeki bütün Amerikan üslerine karşı ortak mücadelesi ve terör örgütlerinin tasfiyesi konusunda beraberliği meseleleri var. Aynı zamanda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki direnişinin bölge ülkelerince desteklemesi var. Bunları düzenledik. Bu, Türkiye’nin güvenliği için eşsiz bir programdır.

Diğer Partiler Atlantik Sistemine Bağlılar…

Türkiye’nin girdiği ekonomik çözümsüzlükten bir Üretim Devrimi ile çıkış konusunu da düzenledik. Bu konularda biz diğer partilerden farklıyız. Nerede farklıyız? Diğer partiler genellikle Atlantik sistemi içindeki çözümlerde yoğunlaşıyorlar.  Batı’ya güven verelim, öyle hukuki düzenlemeler yapalım ki sıcak para ve faizle Türkiye’ye borç verilmesi için elverişli bir hukuki düzen yaratalım diye özetleyebileceğimiz bu sıcak para ekonomisini sürdürmeye yönelik bir program var mevcut partilerde. Bunun sürdürülemez olduğu noktaya geldik. Zaten Maliye Bakanı bile, sürdürülemez, dedi. Burada Vatan Partisi tek alternatif olarak gözükmektedir. Güvenlik konusunda da diğer partiler Amerikan tehdidini görmezden gelmeye çalışıyorlar. Doğu Akdeniz’den gelen tehditlerde Fransa’nın desteklediği Yunanistan var. Ama arkalarındaki Amerika’yı ve İsrail’i görmezden gelmeye çalışıyorlar. Çünkü diğer partiler, Atlantik sistemine bağlılar. Vatan Partisi şunu görüyor: Atlantik sistemi içinde artık çözüm yok. Atlantik sistemi içinde ekonomimiz borç batağında boğulur Atlantik sistem içersinde Türkiye Mavi Vatanını savunamaz ve aynı zamanda bölünme tehditleri ile karşı karşıya gelir.

Türkiye Atlantik Sisteminden Ayrıldı ve Asya’daki Mevziisine Yerleşiyor… Türkiye Avrasya Ekonomisiyle Bütünleşen Bir Rotaya Girmiş Durumda…

O nedenle Türkiye Atlantik sisteminden ayrıldı ve Asya’daki mevziisine yerleşiyor. Artık önümüzdeki Türkiye Amerikan’ın borusunun öttüğü Türkiye olmayacak. Türkiye diğer Türk devletleri ile birlikte, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan gibi Türkî Cumhuriyetleriyle birlikte Çin, Rusya, Hindistan’ın da bulunduğu Asya’daki konumuna yerleşiyor. Ekonomimizin gelişmesi de, güvenliğimiz de buna bağlı. Zaten ekonomimizde dikkat ederseniz birinci ticari ortağımız Rusya, ikinci ticaret ortağımız Çin oldu. Türkiye Avrasya ekonomisiyle bütünleşen bir rotaya girmiş durumda.  O bakımdan Vatan Partisinin Avrasya’da özgürleşme, bağımsızlaşma ve ekonomik zenginleşme planı Türkiye’nin önündeki biricik plandır. Vatan Partisinin diğer partilerden farkı buradadır.

KENTİM ŞİŞLİ: Oğlunuzun Dışişleri’ne atanması tartışmalara yol açtı. Yorumunuz nedir?

Perinçek Ailesi Hapishanelere Mi Düşsün, Onu Mu İstiyorlar?

PERİNÇEK: Önce bir yanlışı düzelteyim. Kimse oğlumu torpille falan atamış değil. Sadık Can Perinçek Dışişleri Bakanlığı sınavına 700- 800 kişi ile birlikte girdi.  Yazılı sınavı çok yüksek puanla kazandı. Yazılıda bütün isimler kapalıdır ve yazılıyı kazananlar arasında mülakata girdi. Mülakatta da 20 kadar Büyükelçinin ve Dışişleri Bakan Yardımcısının bulunduğu bir heyet tarafından sözlü sınavdan geçti. Orada da parlak sonuçlar aldı. Zaten hayatı büyük başarılarla doludur. Sadık Can Perinçek Boğaziçi Üniversitesini yüksek onurla bitirmiştir. Üniversitede okurken önemli bir burs kazanmıştır ve bir yılını Fransa’nın en önemli Siyaset Bilimi Üniversitesinde okumuştur. Orada da son derece başarılı yüksek dereceler elde etmiştir. İngilizce sınavında devlet imtihanlarında en yüksek notu almıştır. İkinci dili olan Fransızcadan da devlet imtihanlarında en yüksek notu almıştır. 3. dil olarak Osmanlıca bilmektedir. 4. dili olarak İspanyolcasını geliştirmektedir. Yani işiyle, birikimiyle, karakteriyle, ahlakıyla ve ailesinin başarılı köken hayatıyla Dışişlerinin bütün görevlerini yapmaya hazır kabiliyetli bir gencimizdir. Çok başarılı olmasını da diliyoruz. Bu kadar spekülasyonlar ne? Yani Perinçek ailesi hapishanelere mi düşsün, onu mu istiyorlar? Amerikan’ın dediği mi olsun? FETÖ’nün dediği mi olsun. Bütün o kampanyanın FETÖ merkezli olduğunu uzmanlar tespit etmiş durumda. Perinçek’e karşı FETÖ’cüler ve PKK mensupları ve Amerika’nın bir takım medya merkezleri bir kampanya başlattı. Bu bizim için bir Şeref Madalyası. Bazıları PKK mensuplarına Şeref Madalyası takıyor. Biz de şeref madalyamızı Amerikan’ın Emperyalizminin karşısında dik durarak, PKK ve FETÖ’ye karşı mücadeleyle kazanıyoruz. Sadık Can Perinçek Türkiye’nin yetiştirdiği genç entelektüel gençlerden biridir.  26 yaşındadır ama çok esaslı bir birikimi vardır. Ablası ve abisi de bu şeklide yetişmiş, Türkiye’ye büyük hizmetler yapmışlardır. Bunlar da biliniyor zaten.

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ