Okuduğunuz haber
BİR GAZETECİNİN ARDINDAN: NECİP ÇAPRAZ’I RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ
Anasayfa   /    TOPLUM    /    BİR GAZETECİNİN ARDINDAN: NECİP ÇAPRAZ’I RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ

BİR GAZETECİNİN ARDINDAN: NECİP ÇAPRAZ’I RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ

Yüksekova’nın hafızasını tutan gazeteci Necip Çapraz’ın ardından; meslek mücadelesi, dayanışması, iyilikseverliği ve barışa dair yarım kalan umudu kaldı

TOPLUM      04 Ekim 2026 - 12:16     0

BİR GAZETECİNİN ARDINDAN: NECİP ÇAPRAZ’I RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ

Gazeteci-yazar Saime Oğuzhan, Yüksekova’nın basın tarihinde önemli bir yere sahip olan gazeteci Necip Çapraz’ın vefatının ardından, İstanbul’da yaşayan kız kardeşi Kendi Çapraz’ın kabul ettiği taziyeye katılarak ailesine başsağlığı dileklerini iletti.

Oğuzhan’ın yıllar önce Kendi Çapraz vesilesiyle tanıdığı Çapraz ailesi; güçlü aile bağları, inançları, dirençleri ve değerlerine bağlılıklarıyla hayatında özel bir yer edindi. Bu nedenle taziye, yalnızca bir meslektaşa veda değil, yakından tanıdığı bir ailenin acısını paylaşmak anlamını da taşıyordu.

Yüksekova’dan Türkiye’ye uzanan bir gazetecilik hikâyesi

1967 yılında Yüksekova’da dünyaya gelen Necip Çapraz, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Sağlık Yüksekokulu mezunuydu. Gazeteciliğe 1991 yılında Hakkâri Demokrat Gazetesi’nde başladı. 1993 yılında Hakkâri’nin ilk özel radyo ve televizyonunun kuruluşunda görev aldı; 2000 yılında ise Yüksekova Haber’in kuruluşunu üstlendi.

Uzun yıllar gazetecilik ve köşe yazarlığı yapan, Anadolu Ajansı fahri muhabirliği görevinde de bulunan Çapraz, mesleğini yaşadığı coğrafyanın gerçeklerinden ayrı tutmadı.

Hakkâri ve Yüksekova’nın toplumsal meselelerini, çatışmalı yılların insanlarda bıraktığı izleri, eğitimi, çocukları, yerel yönetimleri, basın özgürlüğünü ve barış arayışını yazdı. Günlük gelişmeleri aktarmanın ötesinde bölgenin yakın tarihine önemli bir gazetecilik arşivi bıraktı.

Ancak onu Yüksekova’da sevilen bir isim yapan yalnızca gazeteciliği değildi. İyiliksever kişiliği, insanlarla kurduğu sıcak ilişki, yaşadığı toplumun sorunlarına karşı duyarlılığı ve ihtiyaç sahiplerinin yanında olma çabasıyla halkının gönlünde yer edinmişti.

Nitekim vefatının ardından ortaya çıkan büyük dayanışma da bunun göstergelerinden biri oldu. Hakkâri ve Yüksekova’da düzenlenen taziyeye binlerce kişi katıldı; Çapraz ailesi günler boyunca büyük bir taziye akınıyla karşılaştı. İnsanlar yalnızca bir gazeteciyi değil, yıllardır aynı şehrin acısını, sevincini ve umudunu paylaşan bir hemşehrilerini uğurluyordu.

“Ateşten gömlek” olarak yaşadığı gazetecilik

Necip Çapraz’ın meslek hayatı, bölgenin en zor dönemlerine tanıklık ederek geçti. Gazeteciliğin bedelini kimi zaman fiziksel saldırıyla, kimi zaman da soruşturma ve davalarla ödedi.

22 Eylül 2005 tarihinde Yüksekova’da maskeli bir grubun saldırısına uğrayarak ağır yaralandı. Ancak bu saldırı onu mesleğinden koparamadı.

Yaptığı haberler nedeniyle hakkında soruşturmalar açıldı, yargılandı ve çeşitli davalarla karşı karşıya kaldı. Dönemin ağır koşulları içerisinde gazetecilik faaliyetleri nedeniyle baskılar ve yasaklarla karşılaşması da meslek yaşamının bir parçası oldu.

Bütün bunlara rağmen kaleminden vazgeçmedi.

Yıllar sonra, 2011’de kaleme aldığı “Ateşten Gömlek: Gazetecilik” başlıklı yazısında Doğu ve Güneydoğu’da gazetecilik yapmanın ağırlığını kendi deneyimleri üzerinden anlatacaktı.

Çatışmaların ve toplumsal kırılmaların ortasında haber peşinde koşmak, onun için yalnızca bir meslek değil, yaşadığı topluma karşı taşıdığı sorumluluğun da parçasıydı.

2022 yılında geçirdiği beyin kanamasının ardından da yaşam mücadelesini sürdürdü.

Görülmeyen Gazete’den Yüksekova’ya uzanan dayanışma

Necip Çapraz’ın benim gazetecilik hafızamdaki yeri ise ayrıca kıymetlidir.

Görme engelli yurttaşların haber ve bilgiye erişimine katkı sunmak amacıyla Braille alfabesiyle yayımladığım Türkiye’nin ilk gazetesi Görülmeyen Gazete, henüz yolunun başındayken Necip Çapraz’ın dikkatini çekmişti.

Yüksekova Haber’de Görülmeyen Gazete’yi haberleştirerek kendi okurlarına duyurdu. Böylelikle Yüksekova ve çevresinde yaşayan, eğitim gören görme engelli insanların da bu çalışmadan haberdar olmasına katkı sundu.

Aradan yıllar geçtikten sonra insan meslek hayatına dönüp baktığında yalnızca attığı manşetleri hatırlamıyor. Zor bir işe omuz verenleri, bir çalışmayı görünür kılanları ve dayanışmanın kıymetini bilen meslektaşlarını da hatırlıyor.

Necip Çapraz’ı benim için unutulmaz kılan hatıralardan biri de budur:

Görmeyenlerin okuyabilmesi için çıkarılan bir gazeteyi, kilometrelerce öteden görmüş ve görünür kılmıştı.

“Bu defa barış gelecek” diyordu

Necip Çapraz’ın hayat hikâyesini barış özleminden ayrı anlatmak da mümkün değil.

Çünkü yıllarca haberlerini yaptığı coğrafya; çatışmanın, kayıpların ve büyük acıların yanı sıra barışa duyulan güçlü özlemin de coğrafyasıydı.

Yıllarca çatışmanın sonuçlarını haberleştirmiş bir gazeteci olarak Çapraz, son dönemde yeniden filizlenen barış umudunu heyecanla takip edenler arasındaydı.

“Bu defa barış gelecek” diyordu.

Belki de bu cümle, yıllarca çatışmanın haberini yapmak zorunda kalmış bir gazetecinin geleceğe bırakmak istediği en sade dilekti.

Ne yazık ki beklediği günleri göremedi.

Necip Çapraz, 26 Eylül 2026 tarihinde Yüksekova’daki evinde geçirdiği ani kalp krizi sonucu 59 yaşında hayata veda etti.

Binler Yüksekova’da, dostları İstanbul’da uğurladı

Vefat haberinin ardından Yüksekova’daki taziye, bölge halkının Necip Çapraz’a duyduğu sevginin de güçlü bir ifadesine dönüştü. Binlerce kişinin katıldığı taziyede Çapraz ailesi yalnız bırakılmadı.

Bu büyük vedanın bir başka halkası da İstanbul’da yaşandı.

Kız kardeşi Kendi Çapraz’ın İstanbul’da kabul ettiği taziyeye katılarak Çapraz ailesine başsağlığı dileklerimi ilettim. Yıllar önce Kendi ile tanıdığım; dirençleri, inançları, aile bağları ve değerlerine bağlılıklarıyla takdir ettiğim bu ailenin acısını paylaşırken, meslektaşım Necip Çapraz’ı da rahmet ve minnetle andık.

Gazeteciler gider, tuttukları hafıza kalır

Gazeteciler çoğu zaman başkalarının hikâyelerini yazar.

Doğumları, ölümleri, sevinçleri, felaketleri, haksızlıkları ve umutları kayda geçirirler. Sonra bir gün kalem, geride kalan meslektaşlarının eline geçer ve bu kez onların hikâyesi yazılır.

Necip Çapraz’ın ardından bugün bize düşen de budur.

Onu yalnızca ölüm haberiyle değil; Yüksekova’dan yükselttiği sesle, gazetecilik uğruna yaşadıklarıyla, iyilikseverliğiyle, meslek dayanışmasıyla ve barışa duyduğu inançla hatırlamak…

Çünkü yerel gazeteciler yalnızca haber yazmazlar. Şehirlerinin hafızasını da tutarlar. Yıllar sonra bir toplum kendi geçmişine dönüp baktığında yaşananların izini çoğu zaman onların satırlarında bulur.

Necip Çapraz da Yüksekova’nın hafızasını tutan, halkının gönlünde yer edinen gazetecilerden biri olarak anılacak.

Başta değerli Çapraz ailesi ve kız kardeşi Kendi Çapraz olmak üzere; meslektaşlarına, Hakkâri ve Yüksekova halkına ve bütün sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Umut ettiği barışı göremedi; ama barışa dair sözünü ve umudunu geride bıraktı.

Mekânı cennet, ruhu şad olsun.

KENTİM HABER MERKEZİ

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadış, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşaılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her trlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hi yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ