Tarım çoğu zaman yalnızca bir ekonomik faaliyet gibi görülür.
Üretim miktarları, destekler, fiyatlar, ihracat rakamları…
Oysa tarım bundan çok daha fazlasıdır.
Tarım bir milli güvenlik meselesidir.
Bir ülke gıdasını üretemiyorsa, en zor zamanlarında başkalarının kapısını çalmak zorunda kalır.
Dünya tarihinde bunun sayısız örneği vardır.
Savaşlar, küresel krizler ve lojistik kırılmalar bize şunu açıkça gösterdi:
Gıda zinciri kırıldığında sadece ekonomiler değil, toplumların huzuru da sarsılır.
Bugün dünya yeni bir döneme giriyor.
Enerji kadar gıda da stratejik bir güç haline geliyor.
Bu nedenle gelişmiş ülkeler tarımı yalnızca çiftçinin meselesi olarak görmüyor.
Onu devlet politikası olarak ele alıyor.
Toprağını koruyor.
Üreticisini destekliyor.
Gıda güvenliğini stratejik bir hedef olarak belirliyor.
Türkiye gibi bereketli topraklara sahip bir ülke için tarımın anlamı daha da büyüktür.
Çünkü tarım yalnızca ekonomik değer üretmez.
Aynı zamanda:
* gıda güvenliği sağlar
* kırsal hayatı ayakta tutar
* üretim kültürünü güçlendirir
* ülkenin bağımsızlığını tahkim eder
Bugün yapılması gereken şey tarımı sadece destek politikalarıyla değil, stratejik bir devlet aklıyla ele almaktır.
Çünkü gerçek şu ki:
Tarım sadece bir sektör değildir.
Tarım bir güvenlik meselesidir.
